Pages

1 Mart 2008 Cumartesi

Regen MacNeil Yüzünden Küçücük Yaşta Bozulmuş Ruh Sağlığım

2. sınıftaydım daha. Küçücük yani. Kırmızı başlıklı kızla kötü kurdu okurdum. Ama insanın sadist, psikopat kuzenleri olmaya görsün. Kapattılar karanlık bir odaya. Toplucak o zamanların meşhur filmi The Exorcist izliyoruz. O zaman büyük bir korkuyla dikkatimi verdiğim yatakta sallanan, çığlıklar atan, garip garip bağıran kızıl saçlı, yeşil gözlü küçük kızın yıllarca beynimde yer edeceğini bilmeden izliyorum. İzlediğim günün gecesinde başlayan; yatmadan önce yatağın altını kontrol etme, yerde bulduğum garip cisimlere dokunmaktan korkma, yeşil gözlü, kızıl saçlı küçük kızlardan uzaklaşma, tuvalete girdikten sonra daracık küçücük diye fenalaşma huyları 3-4 yıl devam etti. Belki şuan öyle garip garip fobilerim yok ama sabahın 6.30'unda deprem olurken yatak sallanmaya başladığı anda gözlerimi açıp, içime şeytan girdiğini düşünmem ve yorganı kafama kadar çekip uyuyor numarası yaparsam gider şeklindeki düşüncem hala bu filmden nasıl da etkilendiğimi açıkça gösterir sanırım... Artık korku filmlerinin sıkıcılığından dolayı dalga geçerek izlememe rağmen hala o filmi izlemekten deli gibi korkarım. Yok yani ondan fecilerini de gördüm ama diyorum ya o yatakta sallanmalar, annesine çektirdiği eziyetler falan hiç beğenmediğim davranışlardır yahu. Galiba kızıl saçlı, yeşil gözlü kız fobimi atlatmamda en önemli yardım; babamın "herkesin içinde vardır bir şeytan" cümlesi olmuştur. Sevindiğim ve kendimi şanslı hissettiğim konu ise şudur ki; benim içimdeki şeytan gecenin bir yarısı beni uykumdan uyandırıp yatağımı sallayıp, garip sesler çıkarmama neden olmuyor. Olsa olsa alışveriş merkezlerindeki margarinlere parmağımı daldırıp şekillerini bozmama, kağıtlarını yırtmama, fiyat etiketlerini orya buraya yapıştırmama, kola şişelerini çalkalayıp çalkalayıp yerine koymama neden oluyor. E o da hayırlı bir işi efem. Margarin kullanmayınız, plastikten farkı yoktur ve içinde hiçbir besleyici madde bulunmamaktadır. Sadece pastaların, keklerin güzel görünmesini sağlar. Kola da içmeyin zaten, ice tea için =) tamam tamam sustum !

4 baloncuk:

Cem dedi ki...

ehehaa benimde bu tarz bi olayım var. Stephen King'in "O" isimli kitabını okuduğumda tırsmıştım anlatım tarzından. Ürpermiştim bariz. Geçenlerde filmini izlemeye karar verdim. Korku filmleri hastası bir insan olarak, artık korkmaktan vazgeçeli çok olmuştu ama bu film harbiden hikayenin etkisiyle ve o okuduğum zamanlarda için için tırsmamın etkisiyle feci etti beni. Bariz korktum yani. Güzel bir duyguydu bu ama.

Alässe_isis dedi ki...

ben şeytanın fragmanını bile izlemeye girişmem. eski anılarım canlanıcak biliyorum. gecenin bi yarısı su almaya bile inemicem mutfağa hayıııııırr!

lady jade dedi ki...

Son olarak yaptığın tespitlerden dolayı seni kutlamadan geçemeyeceğim,ya böyle bir savunma yok ya klş.

Mimi Wonka dedi ki...

aynen benim de var öyle bir olayım "IT" filmini izlemiştik ablamla daha ilkokula falan gidiyorduk sanırım o günden beri palyaçolardan tırsarım hala. gidip kitabını falan da okumadım Cem bey gibi,uyuyamam valla ben rüyalarım karışır, manyak yer etti o palyaço belleğimde...bııırrrr...

Çukurnot: İçki olmayan bir yerde direkt kola içilir len,içine de biraz şiveps tonic ohh mis ,halt etmişsin sen ice tea miş peehhh...