Pages

14 Aralık 2008 Pazar

Remember...

Daha önce bahsettim mi bilmiyorum okuyucu ama Jed Rubenfeld 'ın Bir Cinayetin Psikanalizi kitabının ilk sayfasını yazmak istiyorum. İlk sayfayı okuduktan sonra kitaba devam etmek istemedim. Öylece kalsın dedim, bıraktım. Belki birgün gerisini merak eder, başlarım okumaya...

"Mutluluğun esrarlı bir yanı yoktur.
Mutsuz insanlar birbirlerine benzer. Uzun zaman önce açılmış bazı yaralar, gerçekleşmemiş bazı dilekler, ayaklar altına alınmış gururlar, retle - daha da kötüsü ilgisizlikle - karşılanan aşk kıvılcımları, onlara yapışıp kalır; ya da kendileri onlara yapışır. Dolayısıyla her günlerini dünün bulutları altında yaşarlar. Mutlu insan ise arkasına dönüp bakmaz. İleriye de bakmaz. Böyle bir kişi anda yaşar.

Ama bunun da bir kusuru var. "An" asla bir şeyi veremez: Anlamı. Mutluluğun ve anlamın yolları aynı değildir. Mutluluğu bulmak için, kişinin sadece anda yaşaması gerekir; sadece an için yaşamaya ihtiyaç duyar. Ama eğer anlam istiyorsa -hayallerinin, sırlarnın, hayatının anlamı - kişi ne kadar karanlık olursa olsun geçmişte, ne kadar belirsiz olursa olsun gelecek için yaşamalıdır. Böylece doğa mutluluk ve anlamı bizim için karıştırır ve bizden aralarında seçim yapmamızı bekler..."

5 baloncuk:

Buzcevheri dedi ki...

Ben anda yaşayan mutlu bir adam olmakla beraber geçmişimi geleceğimi taaa...

mahallenin delisi dedi ki...

hayatının anlamı ister "an"da olsun ister gelecekte, o anlamı bulmak, bilmek bizi mutlu edecek mi asıl ona bakmak lazım.

bi'de "happy people have no stories" der şarkı. ona da bakmak lazım =)

Mimi Wonka dedi ki...

Ben sevmedim bunu, mutluluk bir "an" da sıkışıp kalınmışlık değildir bence, ya da olmamalı, hem kime göre? Mutluluğun bir anlamı olamaz, olsa bile kişiseldir diye düşünüyorum. Fikir yürütülür ama genelleme yapılamaz bir konu bu. Kitabı okuyalım güzel gibi.

gunes ener dedi ki...

hmmss. tehlikeli bir yolculuk bu.

Alässe_isis dedi ki...

buzcevheri: o da lazımdır arada :D

mahallenin delisi: anlamı bulmak nasıl bir his olacak bilmiyorum ama bulduğun zaman mutluluğa erişmenin yanında mutsuzlukla debelenmeyi de göze almakla ilgili biraz da.

mimi wonka: farklı yerlerden bakılabilir bir konu aslında. hani demişsin ya kime göre diye, nerden ve ne şekilde baktıyorsan ona göre yorumluyorsun. anlam ve mutluluk arayışları belki ama belli dönemlerde aradığın şeyler de senin gibi değişiyor. sen oku beğenir de başımın etini yersen ben de okurum :)

gunes ener: bir koltuğa gömülüp izleme zamanı şimdi, yolculuğun sırası gelmedi daha :)